En sevdigim de besiktas-kadikoy vapuru.
2009 yiliydi, benim icin cok ozel olan, o anda pek farkedemesem de hayatimi sonsuza kadar degistirecek olan o meshur yil. insanin hayatindaki yol ayrimlarindan, virajlardan bir tanesi.
Bir hocam vardi universitede,beyaz saclariyla yillara meydan okurdu, yasayan bir tarih gibiydi adeta. Cok hosuma giden bir sozu vardi onun. "İnsanin hayat akisini komple degistirebilecek virajlar vardir" derdi. Ama oyle keskin virajlarin sayisi 5-6 yi gecmezmis. Benim virajim da 2009 yili, benim virajim da istanbul. Belki de milyonlarca insanin viraji oldugu gibi.
Ev tutmak icin gelmistik istanbula, abimle yasiycaktim bundan sonra, anadolu yakasinda.sevmistim de bu fikri, her gun deniz, her gun bogaz, her gun vapurda cay, hem de buyugunden, yaninda da tost, bazen ise simit. İnsan dunyaya bir kere gelir derdi abim vapurda cay alirken, keyfini cikar.
İste o geldigim ilk gun ogrendigim ilk seydi vapur, her saat vardi , ceyrek gece ve ceyrek kala hareket ederdi. Bu kadar basit.
İste o geldigim ilk gun ogrendigim ilk seydi vapur, her saat vardi , ceyrek gece ve ceyrek kala hareket ederdi. Bu kadar basit.
Birey olmayi ogrendim ben vapurda, gozlem yapmayi ogrendim. Hep bir fikrim oldu karsimda oturan hakkinda, kah genctiler, kah yasli, farketmez. Hikayelerimde oynadilar 25 dakika boyunca. Ama hic bitmedi o hikayeler.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder